Polis Akademisi Başkanlığı etkili ve verimli raporlarını arka arkaya yayımlamaya devam ediyor.  Polis Akademisi Başkanlığı’nda Öğretim Üyesi olarak görev yapan Yrd.doç. dr. Ömer Aslan imzalı Türkiye’de Güvenlik Sektörünün Dönüşümü ve Polisliğin Yeniden Yapılandırılması isimli raporda yer alan Jandarmanın Sivil Gözetimi kısmında, Jandarma’nın İçişleri Bakanlığı’na bağlanması sürecini detaylı bir şekilde anlatıyor.

Raporda Genelkurmay Başkanlığı’nın ve diğer yetkililerin Sivil Jandarma anlayışına karşı fikirleri de aktarılıyor.

Raporun ilgili kısmı şöyle;

Jandarma’nın İçişlerine Bakanlığına bağlanarak sivil gözetimin bağlanması her zaman zor bir konu oldu. Genelkurmay, Jandarmanın TSK kontrolünden çıkması fikrinden, bugün İç Güvenlik Yasasına getirilen aynı eleştirileri öne sürerek rahatsızlığını bildirmişti.18 Yeni yasa gündeme geldiğinde de Jandarma’nın İçişleri Bakanlığına bağlanması durumunda savaş halinde TSK’nın yaklaşık 200,000 kişilik bir kuvvetten mahrum kalacağı, Jandarma personelinin moral motivasyonun azalacağı ve disiplin anlayışının zarar göreceği eleştirisi dile getirildi.19 Ancak bu eleştiride neden Jandarma’nın sivil denetim ve gözetim altına girdiğinde birden bire moral motivasyonunun düşeceği ve böyle bir adımın hangi nedenlerle TSK tarafından ‘kayıp’ olarak değerlendirildiği açık şekilde anlatılmadı.

Hâlbuki İç Güvenlik Yasasında Jandarma’ya ilişkin yer alan maddelerde Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasındaki bağda herhangi bir değişiklik yapılmadığı ve bunlar arasındaki ilişkiyi yeniden organize eden herhangi bir adımın atılmadığı açıkça belirtilmişti.20 Bu durum göz önüne alındığında, yukarıda dile getirilen tepkilerin güvenlik sektöründe yapılmak istenen reformlara karşı beklenen bir pasif direnç anlamına geldiği söylenebilir. Diğer taraftan, yasanın zamanlamasına ilişkin dile getirilen iddiaların aksine, hükümetin bu reformu birkaç yıl önce yapmaya niyetlendiğini belirtmek gerekmektedir. Bu tür bir reform için hazırlıklar 2013 yılında başlatılmıştı ancak öncesinde sivil güvenlik sektörü bürokrasisi altyapısının hazırlanması gerekiyordu.21

Türkiye’nin de dünyanın geri kalanı gibi 2013 yılının sonlarına doğru yeni bir istikrar bozan hareketlenmelerin etkisine girmesi reform sürecinin geçici olarak da olsa akim kalmasına, hükümet için hayatta kalma saikinin reform isteğinin yine geçici olarak ön plana çıkmasına neden oldu. Jandarma’nın sivil denetim ve gözetiminin sağlanması gerekliliği hususunda ise herhangi bir şüphe bulunmamaktadır. Jandarma ve Sahil Güvenliğin bağlı olduğu kurumlar yönünden yasal durumları, yetkili oldukları fiziki bölgeler ve yetkileri sık sık polisin yetki ve görev alanları ile karışmakta, yetki karmaşası yaratmaktaydı. Jandarma ve Sahil Güvenlik görev ve sorumlulukları bakımından TSK’nın bir parçasıyken, aynı zamanda İçişleri Bakanlığına bağlı çalışmaktaydılar. Jandarma idari ve adli süreçlerde aldığı görevleri bakımından, değişen durumlarda valilere, kaymakamlara hatta savcılara karşı sorumlu olabilmekteydi. Ancak Jandarma faaliyetleri üzerindeki sivil denetim ve gözetim oldukça eksik kaldı.22 Polis ve Jandarma arasında yşanan yetki ve görev karmaşası koordinasyon sorunlarına neden oldu ve güvenlik ve idare hizmetlerinin halka ulaştırılmasında aksaklıklar ortaya çıkardı.23

Sadece bu durum bile İç Güvenlik Yasasıyla ‘Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nda yapılan aşağıdaki değişiklikleri zorunlu kılmaktaydı:

• Jandarma Genel Komutanının atanması; Genelkurmay Başkanının teklifi, İçişleri Bakanının inhası, Başbakanın imzalayacağı ve Cumhurbaşkanının onaylayacağı müşterek kararname ile,

• Generallerin atanmaları; Jandarma Genel Komutanının lüzum göstermesi, Genelkurmay Başkanının teklifi, İçişleri Bakanının inhası, Başbakanın imzalayacağı ve Cumhurbaşkanın onaylayacağı müşterek kararname ile,

• General rütbesinde olmayan daire başkanları ile il ve ilçe jandarma komutanlarının atanmaları, yer değiştirmeleri ve geçici görevlendirmeleri İçişleri Bakanınca yapılır. Gerektiğinde Jandarma Genel Komutanı da bu konuda teklifte bulunabilir. Diğer subaylar ile astsubaylar ve uzman jandarmaların atanmaları, yer değiştirmeleri ve geçici görevlendirmeleri Jandarma Genel Komutanınca, İl jandarma komutanı hariç olmak üzere il jandarma komutanlıklarında görevli personel, vali tarafından görevden uzaklaştırılabilir.

• Jandarmanın askerî görevleri haricindeki diğer görevleriyle ilgili eylem ve işlemleri İçişleri Bakanlığı, valiler ve kendi amirleri tarafından denetlenir ve teftiş edilir.

• İl jandarma komutanı ile merkez ilçe jandarma komutanı hakkında il valisince, ilçe jandarma komutanı hakkında kaymakamın değerlendirmesi alınarak il valisi tarafından her yıl sonunda söz konusu kişilerin askerî görevleri haricindeki diğer görevleri ile ilgili olarak değerlendirme raporu düzenlenir.

• Değerlendirme raporları; personelin terfi, ödüllendirme, atama ve yer değiştirmesinde dikkate alınır.

• İl ve ilçe jandarma komutanları ile karakol komutanlarının izinleri, ilgili komutanlıkların planlaması da dikkate alınarak mahalli mülki idare amirlerinin onayı ile verilir.

• İl ve ilçe jandarma komutanları ile karakol komutanlarının izinleri, ilgili komutanlıkların planlaması da dikkate alınarak mahalli mülki idare amirlerinin onayı ile verilir.

• Sahil Güvenlik Komutanlığının askerî görevleri haricindeki diğer görevleriyle ilgili eylem ve işlemleri, İçişleri Bakanlığı ile valiler ve kendi amirleri tarafından denetlenir ve teftiş edilir. Eski İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın da dediği gibi, tüm bu önlemlerle dahi Jandarma tam anlamıyla İçişleri Bakanlığına bağlanmadı. Emniyet Genel Müdürlüğünde olduğu gibi Jandarma personelinin de yetiştirilmesi ve ataması yetkilerinin tamamen İçişleri Bakanlığına geçmesi ancak 15 Temmuz darbe teşebbüsünün bastırılmasının ardından gerçekleşebildi.24 Bu bakımdan İç Güvenlik Yasası sonrası Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde kısmen bile olsa sağlanan denetim ve gözetimin, Jandarma’nın 15 Temmuz darbe girişiminde aktif rol almak bir yana teşebbüse aktif olarak direnmesi gibi olumlu bir sonuca yol açtığı görülmektedir.

Dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın da ‘FETÖ/PDY Terör Örgütünün15 Temmuz Darbe Girişimi Araştırma Komisyonu’na verdiği bilgide söylediği üzere,

“… jandarmayı yani iç güvenlik paketinde aldığımız yetkiyle, jandarma alay komutanlarından da -onların belli süreleri oluyor- süresi gelmiş olan kimseyi bırakmadık. Yüzde 10’u kalmıştı diyebilirim yani yüzde 10’u. Onların da süreleri gelmemişti ve onların da bu mayısta yine 15 Temmuzdan önce tayinlerini yaptık. Jandarmadaki o değişikliği de yapmasak… Arkadaşlar, jandarmanın 2 bine yakın, Türkiye’de 2 binin üzerinde karakolu olmuş, emniyetin binin üzerinde. Yani oradaki operasyonel birimlerde… O 5 bin kişiyi almamış, soruşturma açmışız, onların bir kısmını emekli etmişiz -verdiğiniz rakamlarla- 35 bin kişinin yerlerini değiştirmişiz, operasyonel birimlerden almışız. 40 bin kişi demektir bu poliste. Jandarmada da alay komutanlarını yani ilin tam yetkilisini almışız. Onlar da tabii gidince ilçelerdeki yani tamamını değil belki ama önemli bir kısmını değiştirmiş oldular.”25

İç Güvenlik Yasası’nın tanıdığı yasal imkânla alınan bu önlemler sayesinde Jandarma’nın 15 Temmuz darbe teşebbüsüne olası katılımı büyük ölçüde engellenmiş oldu. Jandarma’nın gerçek anlamda, Avrupa Birliğinin de talep ettiği şekilde İçişleri Bakanlığına bağlanabilmesi de 15 Temmuz’dan sonra gerçekleşebildi. 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununda çok sayıda değişiklik yapılmıştır. Kanununun dördüncü maddesi “Jandarma Genel Komutanlığı İçişleri Bakanlığına bağlıdır.” şeklinde değiştirilirken, beşinci maddesi “Jandarma Genel Komutanlığının kuruluş ve kadrolarıyla konuş yerleri, İçişleri Bakanlığınca düzenlenir. Ancak sıkıyönetim, seferberlik ve savaşta Kuvvet Komutanlıkları emrine girecek birliklerin kuruluş ve kadrolarıyla konuş yerlerinin düzenlenmesinde Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınır. Jandarma birliklerinin kuruluş ve konuşlarının düzenlenmesinde mülki taksimat esas alınır. Ancak geçici olarak birden çok ili içine alan bölge teşkilatı da kurulabilir.

Bölge komutanı, bölge teşkilatının konuşlu bulunduğu ilin valisine karşı sorumlu olarak görev yapar.” Şeklinde değiştirilmiştir. Kanunun sekizinci maddesi ise “Jandarma birlikleri; sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde, Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek bölümleriyle Kuvvet Komutanlıkları emrine girer, kalan bölümüyle normal görevlerine devam eder. Ayrıca, Jandarma birlikleri; Genelkurmay Başkanlığının talebi üzerine İçişleri Bakanının, illerde ise garnizon komutanının talep etmesi halinde valinin onayıyla kendilerine verilen askeri görevleri de yaparlar.” Şeklinde değiştirilmiştir.26

Kaynaklar;

18 Kemal Yamak, Gölgede Kalan İzler Ve Gölgeleşen Bizler, İstanbul: Doğan Kitap, Ocak 2006, s. 158. Bu konuda istisnai bir fikir için emekli komutanlar İsmail Hakkı Pekin ile Ahmet Yavuz’un yayınladıkları kitaplarında bulunabilir. Pekin ve Yavuz, Jandarma Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın İçişleri Bakanlığına bağlanması gerektiği görüşündedirler. Bkz. Asker ve Siyaset: Osmanlı’dan Günümüze Sivil-Asker İlişkileri (İstanbul: Kaynak Yayınları, 2014), p. 329

19 Metin Gürcan, ‘Jandarma’nın İçişleri Bakanlığı’na bağlanması: Reform mu, Zamanlama Hatası mı?’ Al-Monitor, Kasım 3, 2014, http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2014/11/turkey-separating-gendarmerie-from-turkish-army.html#

20 Bkz. “Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”, http://web.tbmm.gov.tr/gelenkagitlar/metinler/354189.pdf, s.31

21 Aydın Hasan, ‘Jandarma ‘Kır Polisi” ne Dönüşüyor’, Milliyet, 2 Ekim 2013.

22 Sefer Yılmaz, ‘Türkiye’nin İç Güvenlik Yapılanmasında Değişim İhtiyacı’, Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Vol: 21, No: 3, 2012, ss. 24-25. 23 Almanak Türkiye 2005 Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim, TESEV Yayınları, Mayıs 2006, ss. 102-103

24 ‘Ala: Jandarma tamamen İçişleri Bakanlığına Bağlanacak’, Al Jazeera Turk, 22 Temmuz 2016, http://www. aljazeera.com.tr/haber/ala-jandarma-tamamen-icisleri-bakanligina-baglanacak

25 Bursa Milletvekili Efkan Ala’nın Fetullahçı terör örgütüne ilişkin bilgi vermesi, TBMM, 18 Ekim 2016, https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/komisyon_tutanaklari.goruntule?pTutanakId=1743, ss.55-56.

26 Tüm değişiklikler için bkz. http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/07/20160727M2..htm

Raporun tamamına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Memur Haberleri | ANKARA